<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>FORYOUFORUM - Genel Kültür</title>
		<link>http://www.foryouforum.com/</link>
		<description>General Culture</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 12:08:29 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.foryouforum.com/hbdvborg/misc/rss.jpg</url>
			<title>FORYOUFORUM - Genel Kültür</title>
			<link>http://www.foryouforum.com/</link>
		</image>
		<item>
			<title>1001 İcat Sergisi</title>
			<link>http://www.foryouforum.com/showthread.php?t=137690&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 11:55:48 GMT</pubDate>
			<description>1001 İcat Sergisi Hakkında - 1001 İcat Sergisi Nerede - İslam Alimlerinin İcatları  
 
 
 
      İslam âlimlerinin icatlarını, bilim ve teknolojinin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Georgia"><font size="3">1001 İcat Sergisi Hakkında - 1001 İcat Sergisi Nerede - İslam Alimlerinin İcatları <br />
<br />
<br />
<br />
</font></font>      <font face="Georgia"><font size="3">İslam âlimlerinin icatlarını, bilim ve teknolojinin bin yıllık serüvenini anlatan <font color="Orange">1001 İcat sergisi</font>,  Sultanahmet Meydanı'nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından  açıldı. Bilim, Teknoloji ve Medeniyet Vakfı tarafından gerçekleştirilen  sergi, İslam medeniyetinde bir altın çağın yaşandığını ortaya koyuyor.  Vakfın Başkanı Prof. Dr. Salim Al Hassani ile İslam medeniyetini, bilimi  ve '1001 İcat' sergisini konuştuk.<br />
 <br />
-Öncelikle bu sergiye neden gelinmeli?<br />
 <br />
Eğlenmek ve öğrenmek için.<br />
 <br />
Sergi fikri nasıl doğdu ve ne kadar zamanda ortaya çıktı bu hazine?<br />
 <br />
Medeniyet tarihinde yaklaşık bin yıllık bir kaybın, karanlık bir çağın  olduğunu ve bunun aşılması gerektiğini düşünen tarih, bilim ve sanat  profesörlerinin ortak fikri olarak doğdu. Halk için bir şeyler yapmak  istedik, ama bir müze değil. Etkileşimli, keyif veren bir şey olsun  istedik. Ki böylece insanlar bin yıllık dönemin aslında altın bir çağ  olduğunu anlayabilsinler. 10 yıl kadar zamanımızı alan bu sergi,  karanlığın içine atılmış bir ışık huzmesi gibi oldu.<br />
 <br />
Bu iş için geç kalındığını düşünüyor musunuz?<br />
 <br />
Elbette, çok daha önce yapılması gerekiyordu. Bu, sadece İslam ile de  ilgili değil. Biz buna İslam mirası diyoruz, çünkü İslam medeniyeti  Avrupa'ya naklolundu, onunla temasa geçti. İslam medeniyeti bütün bu  keşifleri yaparken diğer medeniyetlerden etkilenmişti. Sümer, Babil,  Yunan, Hint, Çin gibi medeniyetlerin izi var. Aristo'nun, Galenius'un,  Homer'in ve Grek medeniyetinin eserlerini bile İslam medeniyetinde  Arapça yazılmış eserlerden öğrendik. Bunlar Arapçadan Latinceye  çevrildi. Aslında bu, bir lokomotif gibiydi. Avrupa'ya İslam vatmanıyla  gelen; içinde Musevilerin, Hıristiyanların ve bütün milletlerin yer  aldığı bir medeniyet lokomotifini andırıyordu. Bunun yükü bütün  medeniyetlerin karışımıydı ve üstüne İslam medeniyetinin icatları  eklendi.<br />
 <br />
Peki İslam âlimlerinin bilime katkıları neden çok konuşulmuyor?<br />
 <br />
Bu alanla ilgili bilgiye çok çabuk ulaşamıyoruz. Arapça, Osmanlıca ve  Farsça olarak yazılmış 5 milyon elyazması var. Bunların sadece 50 bin  tanesi düzeltilmiş ve tasnif edilmiş. 50 bin eserin çoğu politik  farklılıklar, milli tartışmalar, dil, edebiyat ve şiirle ilgili.  Kadınların rolüne, bilime dair eserler maalesef tasnif edilmemiş. Biz  burada daha çok kadınların rolüne odaklandık. İslam dünyasının  kaşiflerini, mucitlerini bugüne getirebilseydik hepsi Nobel ödülü  alırlardı. Ve sayıları bir futbol stadyumunu dolduracak kadar olurdu.<br />
 <br />
Zaman zaman dinin bilimin önünde bir engel olduğuna dair düşünceler dillendiriliyor; bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />
 <br />
Bu çok zor bir soru ve tartışmaya açık. Kadın erkek tüm mucitlere  baktığımızda Musevi olsun, Hıristiyan olsun bunların hepsi dindar. Belki  daha önceden Avrupa'da kiliseler ve bilim adamları arasında bir mesele  vardı. Tabii, İslam dünyasında da bilimden çok memnun olmayanlar vardı,  ama bazıları da çok bilim taraftarı. İslam'ın en ünlü alimlerinden biri  Endülüslü İbni Hazm, 1200 yıl önce, 'Kim ne derse desin dünya  yuvarlaktır' demişti. Ama hâlâ bugün 10 yıl önce bile çıkıp bazı âlimler  dünya düzdür diyebiliyor. Bence İslâm, insana aklını kullanmayı teşvik  eder.<br />
 <br />
İstanbul'da geçen yıl bir Bilim ve Teknoloji Müzesi açıldı, onu nasıl  buldunuz? Siz malzemeyi nasıl temin ediyorsunuz? Çok güzel, ama burası  bir müze. Birçok bilim adamı ile irtibattayız. Onların yazılarını  akademisyenlere verip doğru olup olmadığını teyit ediyoruz. Ve sadece  herkesin üzerinde yüzde yüz mutabık kaldığı dokümanları kullanıyoruz.  Buradakiler elimizdeki icatların sadece yüzde onu.<br />
 <br />
İcatlar serginiz dünyada çok izlendi ve sevildi. Bu anlamda büyük bir mirasın üzerinde olan Türkiye'ye neler önerirsiniz?<br />
 <br />
Türk halkının medeniyete çok büyük katkılar sağladığını düşünüyorum.  Batı'nın bunu anlaması, Türk gençlerinin de kendi kimliklerine sahip  çıkmaları ve bu bilginleri örnek almaları lazım. Sergiyi gezdikleri  zaman bunu yapabileceklerini görecekler; çünkü onlar, bu İslam  âlimlerinin torunları. Aşağılık komplekslerini aşmaları gerek. Batı'nın  da bir üstünlük kompleksi var. Biz insanların bir araya gelmelerini  istiyoruz. Böylece aşağılık ve üstünlük kompleksi azalacak ve kültürel  bir kaynaşma olacak.<br />
 <br />
O halde serginin tüm insanlığa bir mesajı var...<br />
 <br />
Hem de çok önemli bir mesaj; ama dinî ve siyasî değil. Sadece bilimsel  gerçeklere dayanan, siyasetler üstü bir mesaj... Politikacılar, dinî  liderler, laikler, milliyetçiler de bundan faydalanabilir. Bu sergi  herkesi bir araya getiriyor. Gün boyunca burada turistler olacak, saygı  gösterecek. İftardan sonra Müslümanlar gelecek, onlar da gurur  duyacaklar. Böylece herkes mutlu olacak.<br />
 <br />
1001 İcat sergisini Başbakan Erdoğan açtı<br />
 <br />
'1001 İcat Sergisi'ni dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan açtı. Türkiye  Başkanlığını Prof. Dr. Bekir Karlığa'nın yaptığı Medeniyetler İttifakı  Türkiye Eşgüdüm Komitesi'nin desteğiyle düzenlenen serginin açılışında  konuşan Erdoğan, İslam medeniyetinde bilim ve teknolojinin bin yıllık  serüvenini aktaran serginin başta bilim dünyası olmak üzere, gençlik,  tüm İslam dünyası ve insanlık için aydınlık geleceklere vesile olmasını  temenni etti. Erdoğan, serginin İslam dünyasındaki gençlerin kendilerine  olan özgüvenlerini artıracağını söyledi. <font color="Orange">Sergi 5 Ekim'e kadar ücretsiz gezilebilecek.</font><br />
 <br />
 <br />
 <font color=red>Linkleri  Üyeler Görebilir. <a href="register.php">Ücretsiz Üyelik Icin Tiklayin (Click Here to Register)</a></font> </font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.foryouforum.com/forumdisplay.php?f=27">Genel Kültür</category>
			<dc:creator>Oslem</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.foryouforum.com/showthread.php?t=137690</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kâinatın Yaşı Ne Kadardır?</title>
			<link>http://www.foryouforum.com/showthread.php?t=137450&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 18 Aug 2010 09:09:06 GMT</pubDate>
			<description>Kâinat Hakkında -Kâinatın Yaşı - Bunları Biliyormuydunuz 
 
 
Kâinatın yaşı ne kadardır?       
 
Kâinatın yaşıyla kastedilen süre, Büyük Patlama...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Georgia"><font size="3"><font color="Black">Kâinat Hakkında -Kâinatın Yaşı - Bunları Biliyormuydunuz<br />
<br />
<br />
Kâinatın yaşı ne kadardır?</font></font></font>      <font face="Georgia"><font size="3"><font color="Black"><br />
<br />
Kâinatın yaşıyla kastedilen süre, Büyük Patlama (Big Bang)&#8217;dan itibaren  geçen zamandır. Kainatın yaşı önceleri 3-3.5 milyar yıl olarak  veriliyordu. Fakat uzay araştırmalarından sonra bu süre 15 milyara  çıktı. Hatta bazıları, kainatın yaşını 30 milyar yıl olarak ifade  ediyorlar.<br />
<br />
Patlamadan öncesini tespit ise mümkün değildir. Çünkü uzayın kendisi ve  &#8220;mekân&#8221; mefhumu kâinatla birlikte var edilmiştir. Fizik kanunları da  kâinatın yaratılışıyla birlikte yürürlüğe konmuştur. Dolayısıyla bu  kanunları mevcut olmadıkları bir devreye uygulayarak kâinat maddesinin  nereden geldiğini ve enerjinin nasıl ortaya çıktığını izah etmek  imkânsızdır. Kâinatın ilk maddesinin &#8220;uçsuz bucaksız bir boşluk içinde  dururken birden parlayıp etrafa dağılan bir madde&#8221; şeklinde de  düşünülemeyeceği ifade edilmektedir. Zira boşluk, etraf, kâinatın içi ve  dışı gibi hususlar da henüz mevcut değildir. Aslında Big Bang&#8217;in uzayın  belli bir noktasında cereyan etmediği, kâinatın her yerinde birden  meydana geldiği kabul edilmektedir. Değişik devirlerde, değişik  mesafelerde gelen fon radyasyonunun mevcudiyeti buna bağlanmaktadır.  Şayet patlama uzayın belli bir noktasında cereyan etmiş olsaydı, madde  ne kadar yüksek süratle etrafa saçılmış olursa olsun radyasyon daha  yüksek bir hızla onu geçip gidecekti. <br />
<br />
Prof. Dr. Adem Tatlı</font></font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.foryouforum.com/forumdisplay.php?f=27">Genel Kültür</category>
			<dc:creator>Oslem</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.foryouforum.com/showthread.php?t=137450</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
